Diyarbakır’da bir lokantada çorba içen polislere uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlenen saldırıda ölü sayısı 2'ye çıktı.

Hain saldırıda ölü sayısı 2’ye çıktı

Diyarbakır’da bir lokantada çorba içen polislere uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlenen saldırıda ölü sayısı 2'ye çıktı.

Bulunamadı

Mehmet Ekici, Şota’ya cevap vermedi

Trabzonspor'da teknik direktör Şota'nın Mersin maçının ardından basın toplantısında eleştirdiği Mehmet Ekici konuşmama kararı aldı.

1 yorum

  1. BEN İNANIYORUM, TERÖR BİTECEK…

    Kurtuluş savaşında ülkemizin güneyinde Antep, Maraş ve Urfa Fransızlar tarafından işgal edilmiş ve Fransızlar Ermeniler’i de silâhlandırarak 10 bin kişilik bir Ermeni kuvvetini kendi ordularına katmışlardı. Ermeniler’in köylere saldırmaları, kadınlara sarkıntılık etmeleri, bölge halkının katlanabileceği bir hareket değildi. Fransızların halka yaptığı,zulüm ve baskılar ile can ve mala verdikleri zararlar karşısında halkı sindireceklerini düşünen düşman-işgalciler bu işin sonunun gelmeyeceğini anlayınca kahramanca direnen halk karşısında sinsi planlarını uyğulayamadan ve amaçlarına ulaşamadan çekilip gitmek zorunda kalmıştı.
    İşgalcilerle savaşan üç şehrimize, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra “Gazi”, “Kahraman” ve “Şanlı” unvanları verildi ve bu vatansever inançlı, imanlı insanların kazandıkları zafer karşısında şehirlerin adları Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa olarak değiştirilmişti.

    Bu defa Doğu ve Güneydoğu bölgemiz başta olmak üzere ülkemizin başına PKK terör örgütü bela oldu. Teröristler bölge halkına huzur vermiyor, Ermeni ve Fransızların yaptıkları zulmü sürdürüyor. Yakıp yıkma ile yıldırma politikaları uygulayan PKK terör örgütü bölgede gerginliği tırmandırarak, ülkemiz insanlarına her türlü zulmü reva görüyor.

    Milletimiz her gün şehit haberlerini duymak istemiyor. Bölgenin terör şehirleri imajından biran önce kurtulmasını, anaların göz yaşının son bulmasını sabırsızlıkla bekliyor.

    Bu üç ilimizde büyük kahramanlıklar gösteren yerel halk canlarını hiçe sayarak nasıl ki işgalci-düşmanları memleketlerinden kovmuşlarsa bugün de PKK terör örgütünden kurtulmak için “Terörden kurtuluş meşalesi” ni yakmayı bekleyen Doğu ve Güneydoğu’da ve ülkemizin dörtbir yanında milyonlarca kararlı, imanlı ve vatansever insanların olduğu unutulmamalıdır.

    Terörden kurtuluş için ayrıca bölgedeki Kürt ileri gelenler ile Kürt iş adamları, Kürt yazar ve çizerler, Kürt gazeteciler, Kürt siyasetçiler ile ülkenin dört bir yanında bulunan Kürt vatandaşlarımıza ve tüm ülke insanlarına çok büyük görevler düşüyor. Devletin o bölgelerde yeniden bir organizasyona ğirişmesi de kaçınılmazdır. Zira terör örgütünden ve uzantılarından korkan insanlar, gençler ve çocuklar düzenli bir organizasyon ile PKK’nın saldığı korku ve zulümden kurtarılarak devlete olan güvenin tesis edilmesi gerekiyor.
    Korkutulan ve kandırılan, henüz yaşları 12-13 olan çocukların güvenlik güçlerine taş atmaları,araçlarına saldırmaları can ve mala zarar vermeleri asla tasvip edilemez.

    Diğer taraftan HDP’nin eş başkanlarına,yöneticilerine ve milletvekillerine de çok büyük görevler düşüyor. Ülkemizde meydana getirilen terör olaylarında, akan kanda, öldürülen insanlar ve şehitler ortadayken, olayların vehameti onların bu olaylardaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve sadece hükümeti suçlayarak bir yere varamazlar. Üzerlerine düşen görev ve sorumluluktan asla kaçamazlar. Bugün hiç vakit kaybetmeden PKK’ya silah bırakma çağrısını yapmalı, PKK’nın tehdit ve santajında korkan bölge halkına, devletine ve ülkesine sahip çıkılması gerektiği hatırlatılmalı ve hepsinden önemlisi terör örgütü ile arasına çok belirgin şekilde sed koymalılar. Çünkü yarin çok geç olabilir…

    Devletimiz çözüm sürecinde PKK terör örgüt elemanlarına çok güzel imkanlar ortaya koymuştu; ama onlar gelmediler, silahlarını bırakmadılar.
    Yine o bölgeye Hava limanları, duble yollar, okullar, sağlık ocakları, sulama kanalları, TOKİ konutları, hastahaneler vs. yapılmıştı.Devletimiz Kürt vatandaşlarımızın dillerini rahatça konuşmalarına imkan tanımış, çocuklarına kürtçe isimler verilmesinin yolunu açmış, Kürtçe Tv.kanalını hizmete sokmuş ve Kürtçe Tv.kanallarının açılmasını teşvik etmiş vs. bölgedeki Kürt halkına yapılan yatırım ve hizmetler uzadıkça uzar ğider.

    Devletimiz ciltler dolusu kitap olacak bu yatırım ve hizmetleri yaparken PKK ise bunları yakıp-yıkmayı, insanları dağa kaçırmayı, yol kesmeyi,yollara mayın döşemeyi, araç-gereçleri, iş makinalarını tahrip ederek veya yakarak kullanılmaz hale getirmeyi, askerimizi ve polisimizi şehit etmeyi görev saymıştır. O bölgede yaşayan Kürt kardeşlerimiz PKK’nın meydana getirdiği bu olumsuz tablodan biran önce kurtulmayı arzu ediyor.

    Devletimiz,Kürt vatandaşlarımıza hizmetkar olarak görev yaptığı dönemde, PKK ile göbek bağını bir türlü kesemeyen bir siyasi parti, hükümetten çözüm sürecini sürdürmesini ısrarla istemiş ancak bu dönemde terör örgütü bölgede hiç boş durmamış, cephane ve silahlanma ikmalini tamamlama yolunu seçmiş, parti ise terör örgütü PKK’yı baş tacı ederek yoluna devam etmeyi tercih etmiştir.

    Yine diğer tarafta aydın olduğunu söyleyen bir kısım insan PKK’nın ekmeğine yağ sürmeye devam etmiştir.
    Ben de onlara soruyorum; Bugün hala PKK terör örgütüne güveniyor musun? Silahlarını bırakacağına inanıyormusun? İnsanları öldürmeyeceğine, polisi, askeri şehit etmeyeceğine, devletin yaptığı yatırım ve hizmetleri yakıp yıkmayacağına inanıyormusun?

    Kardeşim ilk önce sen hangi tarafta olduğuna karar ver, siyasiler,yazar-çizerler, kısaca bu ülkede yaşayan herkes hangi tarafta olduğuna karar vermelidir. PKK’yı halk nezdinde neredeyse erişilmez göstererek, devletin Emniyet Güçleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerini azc içinde gösterme gayreti içerisinde yarışan bir kısım aydınlar bu tutumlarından vaz geçmelidirler. Neredeyse devletin, o terör örgütünden özür dilemesini bekleyecek kadar fütursuzca konuşan bazı yazar-çizerler,gazeteciler vs. herhalde PKK’dan ödleri kopuyor!

    Ben, o aydın’cık takımına tekrar soruyorum;
    PKK’nın siyasi uzantısına niçin söylemiyorsunuz veya soramıyorsunuz? Sizin de çok büyük yanlışlarınız var, PKK ile göbek bağınızı koparın, her türlü terör örgütlerine karşı kararlı tavır sergileyin, bölge değil,ülkeyi kucaklayacak Türkiye partisi olun, sizin en çok oy aldığınız illerde devletimiz Cumhuriyet tarihinde görülmeyen yatırım ve hizmetleri gerçekleştirdi. Çözüm sürecinde de çok büyük kredi açılmıştı, bu krediyi çok iyi kullanabilirdiniz, hizmetlerin sürmesi için Türk Devletine yardımcı olun ve PKK’nın oyuncağı olmayın diye, niçin söylemiyorsunuz?

    Ben, aydın’cıklara şunu hatırlatırım; PKK terör örgütü şehirlerde ve o dağlarda bir daha tutunamayacak, inlerine kaçmaya fırsat bulamayacaklar. Onların ekmeğine sağ sürmeye çalışanların yağları da birgün mutlaka tükenecektir.

    Hiç şüphe etmiyorum ve inanıyorum ki, bugüne kadar birçok badireler atlatan, canlarını ortaya koyan ve teröre karşı birçok şehit veren ülkemizin gözbebeği, kanımız, canımız, şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri ile Güvenlik Güçlerimiz terör belasından Türk Milletini kurtaracak ve güzel günleri bizlere armağan edeceklerdir. (Şehitlerimiz mekanlarınız cennet olsun…)

    Ve yine inanıyorum ki,ülkeyi yönetenler de “Gözün aydın Türkiye! PKK terör örgütü şanlı ordumuz ve Güvenlik Güçlerimiz tarafından bertaraf edilerek, ülkemizde huzur ve barış tesis edilmiştir. Ülkemiz ve milletimiz için yatırım ve hizmetler aralıksız devam edecektir. ” diyecekler…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 + 5 =