“1 Kasım, 2019 ve 2023 seçimlerinin de habercisidir”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bozdağ, ''1 Kasım, 2019 ve 2023 seçimlerinin de habercisidir, müjdecisidir" dedi.

"1 Kasım, 2019 ve 2023 seçimlerinin de habercisidir"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yozgat Belediyesi Bilal Şahin Kültür Merkezi'nde partisinin Yozgat İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ''Teşkilatlara Teşekkür Toplantısında'' yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 6 ayda 2 seçim yaptığını söyledi.

AK Parti'nin 7 Haziran seçimlerine göre oylarını yaklaşık yüzde 9 artırdığını anımsatan Bozdağ, ''Rakamsal olarak da 4,5 milyon civarında Türkiye genelinde bir artış var. AK Parti 17 ilde tulum çıkardı. Türkiye'nin dört bir yanında büyük bir başarının altına imza attı'' diye konuştu.

Türk milletinin istikrara oy vererek, belirsizliği ortadan kaldırdığını vurgulayan Bozdağ, şunları kaydetti:

''Güçlü bir iktidarın kurulmasına oy vermiştir. Birliğimize, dirliğimize, huzurumuza ve kardeşliğimize oy vermiştir. Bu seçimin en büyük belirleyeni nedir derseniz, milletimizin huzur talebi, istikrar talebi, kardeşlik talebi, dirlik talebidir. Bizim için şeref olan nedir derseniz, bizim için şeref olan da bu talebin adresinin AK Parti olmasıdır. Millet AK Parti'yi huzurumuzun teminatı olarak görmüştür. Vatandaşımız AK Parti'yi istikrarın teminatı olarak görmüştür."

"1 Kasım, 2019 ve 2023 seçimlerinin de habercisidir"

Bozdağ, 7 Haziran seçimleri ile 1 Kasım seçimlerinin ayrı ayrı mesajları olduğunu belirterek, AK Parti'nin 7 Haziran'da vatandaşların verdiği mesajı iyi okuduğunu kaydetti.

1 Kasım 2015 seçiminin AK Parti'ye yeni bir 3 dönemlik iktidarın da kapısını araladığını işaret eden Bozdağ, ''1 Kasım, 2019 ve 2023 seçimlerinin de habercisidir, müjdecisidir. Allah bizi ve hepimizi bu milletin beklentilerine cevap verenlerden, duasını almaya devam edenlerden eylesin. Rabbim bizi size karşı AK Parti'yi aziz Türk milletine karşı mahcup etmesin'' ifadelerini kullandı.

AA

Bakan Avcı, UNESCO Genel Konferansı’nda konuştu

Milli Eğitim Bakanı Avcı, "Şiddete varan aşırıcılık ve terörizme karşı verdiğimiz mücadelenin temelinde, eğitim yer almalıdır" dedi.

Bakan Avcı, UNESCO Genel Konferansında konuştu

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, radikalleşmenin küresel uyumu tehdit ettiğini belirterek, "Şiddete varan aşırıcılık ve terörizme karşı verdiğimiz mücadelenin temelinde, eğitim yer almalıdır" dedi.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) 38. Genel Konferansı'na hitap eden Avcı, milletleri, dinleri ve kültürleri birbirinden ayıran fay hatlarının günümüzde daha da belirgin hale geldiğini söyledi.

Bakan Avcı, göçmenlere karşı olumsuz muamelelerin arttığına dikkati çekerek, "Göçmenleri asayişsizlik, işsizlik, suç oranı, fakirleşme ve diğer toplumsal sorunların ana sebebi olarak algılayan siyasi partilerin oy oranlarında artış kaydedilmesi endişe verici bir gelişmedir" diye konuştu.

Göç krizi karşısında Türkiye'nin "açık kapı" politikası uyguladığını anımsatan Avcı, konuşmasına şöyle devam etti:

"Türkiye, bugün 2 milyonu aşkın Suriyeli'nin topraklarına sığınmasına imkan sağlamıştır. Uluslararası yardım almaksızın, ulusal bütçemizden milyarlarca dolar sarf ederek, bu insanlara barınma, asayiş, gıda, eğitim ve sağlık hizmeti sunmaya devam ediyoruz. Türkiye beşeri sorumluluk ve vecibelerini yerine getirmekten gurur duymaktadır"

Avcı, terörizmle mücadele konusunda ortak hareket etme çağrısında bulunarak, "Şiddete varan aşırıcılık ve terörizme karşı verdiğimiz mücadelenin temelinde, eğitim yer almalıdır. Bu çerçevede, 'Herkes İçin Eğitim' Programını ve 'Küresel Vatandaşlık Eğitimi'ni yararlı görüyor, kızların eğitimi ve kadın erkek eşitliği alanındaki tüm hedef ve programları destekliyoruz" ifadelerini kullandı.

– "Evrensel medeniyet mirasını korumamız büyük önem taşıyor"

UNESCO'nun kültür alanında önemli bir dönüm noktasında olduğuna dikkati çeken Avcı, kültür mirasının tarihteki en büyük tehditle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Avcı, "Şiddet yanlısı aşırıcılığın şeytani güçleri tarafından yok olma tehlikesine maruz bırakılan evrensel medeniyet mirasını korumamız büyük önem taşıyor. Dünya Miras Komitesi başkanı sıfatıyla da, 10-20 Temmuz 2016 tarihlerinde İstanbul'da evsahipliği yapacağımız 40. oturumda, bu konularda sonuç odaklı çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

Türkiye ve İspanya'nın birlikte Medeniyetler İttifakı'nı başlattıklarına işaret eden Avcı, "UNESCO'nun Kültürlerarası Yakınlaşma Onyılı"nın medeniyetler arasındaki diyaloğun güçlendirilmesine nasıl katkıda bulunabileceğini tartışabileceğini kaydetti.

UNESCO'da iki yıl önce yaptığı konuşmasında, etkin bir UNESCO için reformun ne kadar önemli olduğunu vurguladığını hatırlatan Avcı, "Reform çabalarının sürdürülmesi gerektiğini, Türkiye'nin bu doğrultuda Genel Direktör Bokova'ya tam destek vermeye devam edeceğini ifade etmiştim. Aynı hususları, 70. yılın ilk resmi ziyaretini yaptığında, Genel Direktör'e Ankara'da da tekrarlamıştım. UNESCO'yu, kısıtlı imkanlara rağmen, daha dinamik bir çerçeveye oturttuğu için Genel Direktör'e teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Önceki gün hayatını kaybeden şair Gülten Akın'dan da bahseden Avcı, "Bugün ülkemde bir büyük şairi, 'inceliklerin şairi', Bayan Gülten Akın'ı ebediyete uğurluyoruz" dedi.

Akın'ın bir şiirinden bir parça okuyan Avcı, şairin UNESCO ruhunu dillendirdiğini söyledi.

Bakan Avcı, konuşmasının ardından konferansa hitap eden Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev'i dinledi.

Avcı'ya temaslarında Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik, Türkiye'nin UNESCO Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hüseyin Avni Botsalı ve öteki ilgililer eşlik ediyor.

AA

Gündem (06.11.2015)

"6 Kasım 2015 tarihli Türkiye, dünya, ekonomi ve spor gündemi şöyle"

Gündem (06.11.2015)

1- TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, "Mekteb-i Tıbbiyye-i Şahane'nin Tıp Tarihindeki Yeri ve Önemi" konulu toplantı ile Geleneksel Sivas Günleri açılış programına katılacak.

2- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica ile kahvaltıda buluşacak.

3- Filistin'in Gazze, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'nın birçok kentinde İsrail ile Filistinliler arasında yaşanan gerginlikle ilgili gelişmeler takip ediliyor.

4- Suriye'deki iç savaş ve bölgedeki yansımaları izleniyor.

– Rusya'nın Suriye'deki bazı noktalara yönelik hava saldırılarına ilişkin gelişmeler takip ediliyor.

5- ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun, terör örgütü DAİŞ hedeflerine düzenlediği hava saldırıları ve Irak'taki çatışmalara ilişkin gelişmeler izleniyor.

6- Yemen'deki çatışmalar ve gelişmeler takip ediliyor.

7 – Mısır'da düşen Rus hava yolu şirketi Kolavia'ya ait yolcu uçağına ilişkin gelişmeler izleniyor.

8- TÜİK, eylül ayına ilişkin perakende satış hacmi endeksini açıklayacak.

9- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Erken Tanı, Erken Hayat" projesi kapsamında hayırseverlerin katkılarıyla yapılan TOGEMDER Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi ve Özel Eğitim Anaokullarının açılış törenine iştirak edecek.

10- Basketbol THY Avrupa Ligi'nde gruplarda 4. hafta, 5 maçla tamamlanacak.

– A Grubu'nda Fenerbahçe, Sırbistan'ın Kızılyıldız Telekom; C Grubu'nda ise Pınar Karşıyaka, Rusya'nın Lokomotiv Kuban takımıyla deplasmanda karşı karşıya gelecek.

11- Spor Toto Süper Lig'de 11. hafta, Eskişehirspor-Osmanlıspor, Gençlerbirliği-Mersin İdmanyurdu maçlarıyla başlayacak.

(AA)

“Çözüm sürecinden geri adım atmış değiliz”

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, özel bir kanalda katıldığı programda, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

"Çözüm sürecinden geri adım atmış değiliz"

Başbakan Yardımcısı Akdoğan:

– "(Filmini çekerler) sözü biraz çarpıtılarak, ajite edilerek ve negatif şekilde kullanıldı. Bu 8 Haziran'da bir şahsın yorumuna atfen bana soruldu. Ben de 'Bu sürecin sahibi biziz, biz ne kadar güçlü olursak bu süreç de bir yere varabilir. Şimdi o konuşanlar, bunu tek başına yapamıyorlar. Onların uzmanlık alanı film çekmek, anca bunun filmini çekerler' dedim. Yoksa 'Bundan sonra bu süreçler yapılamaz, kimse yapamaz' anlamında kullanılan bir cümle değil"

– "Terörle mücadele büyük önem taşıyor, 'milli birlik, kardeşlik süreci' dediğimiz şey bu işin zaten temeli ve ruhu. Bu bir sosyal restorasyon. Türkiye'nin bütünleşmesi, toplumsal kaynaşma, demokratikleşmeyle birlikte toplumsal kesimlerin sorunlarının azaltılması. Bu milli birlik ve kardeşlik sürecidir. Bu bağlamda, biz bundan geri adım atmış değiliz"

– "(Yeni anayasa) Diğer siyasi partilerle uzlaşı arayışıyla gerçekleşecek bir mesele. Burada bizim kararlılığımız belli. Sayın Başbakanımızın ortaya koyduğu irade belli. O kendi bağlamında ve takviminde yürüyecek"

ANKARA (AA) – Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "(Filmini çekerler) sözü biraz çarpıtılarak, ajite edilerek ve negatif şekilde kullanıldı. Bu 8 Haziran'da bir şahsın yorumuna atfen bana soruldu. Ben de 'Bu sürecin sahibi biziz, biz ne kadar güçlü olursak bu süreç de bir yere varabilir. Şimdi o konuşanlar, bunu tek başına yapamıyorlar. Onların uzmanlık alanı film çekmek, anca bunun filmini çekerler' dedim. Yoksa 'Bundan sonra bu süreçler yapılamaz, kimse yapamaz' anlamında kullanılan bir cümle değil" ifadelerini kullandı.

Akdoğan, HaberTürk'te katıldığı programda, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

"AK Parti'nin seçimdeki sonucu, topluma kaygı ve tedirginlik vererek aldığı" iddialarının hatırlatılması üzerine Akdoğan, bu yakıştırmanın doğru olmadığını söyledi. Akdoğan, AK Parti'nin başarısının millete karşı sorumlu tutumundan kaynaklandığını, bunun bir kurgu olmadığını, partinin bu süreci doğru yönettiğini kaydetti.

Hem 1 Kasım hem de 7 Haziran'ı birlikte analiz ettiklerini belirten Akdoğan, AK Parti'nin başarısının 7 Haziran'da seçmenin mesajını doğru algılamasına, bunun gereklerini yaptığına dair de seçmende güven oluşmasına bağlı olduğunu vurguladı.

Yüzde 41 oy aldıklarında da yüzde 50 oy aldıklarında da kendilerini sorguladıklarını dile getiren Akdoğan, bütün muhalefet partilerinin de bunu yapması gerektiğini dile getirdi.

Seçim sonuçları sonrasında bazı çevrelerin "AK Parti, 7 Haziran'da 'başkanlık' dedi sonuç ortada, 1 Kasım'da demedi, yüzde 50'ye yakın oy aldı. Ancak daha ikinci gününde birdenbire kamuoyuna başkanlık paketiyle çıktı" şeklindeki eleştirilerine ilişkin görüşü sorulan Akdoğan, AK Parti'nin bu konudaki duruşunun belli olduğunu söyledi.

Seçim sonrasında hemen gündem saptırma çabası görüldüğüne işaret eden Akdoğan, şunları kaydetti:

"Belli yayın grupları özellikle bunu çok fazla köpürterek ve gündeme taşıyarak sanki 'AK Parti yeni bir yola girdi' gibi bir şeyin içerisine girdi. Yeni anayasa konusunda da ne kadar kararlı olduğumuzu söylüyoruz, başkanlık sorulduğunda onun parçası olan bir konu olduğunu söylüyoruz. Pazartesi günü parti sözcümüze, hükümet sözcümüze, bana sorulduğunda, aynı şeyi söyledik. Bu bizim özellikle gündem oluşturmak için yaptığımız bir şey değil. Ama o kısım büyütülerek 'AK Parti 1 Kasım'dan önce bunu demiyordu. Şimdi böyle bir gündem oluşturmaya çalışıyor' gibi bir algı operasyonu yapıldı. Bu biraz da AK Parti'nin seçim başarısına gölge düşürmek maksatlı."

AK Parti'nin seçim beyannamesinde reform, vaat ve projelerin bulunduğunu anımsatan Akdoğan, öncelikle kısa vadede bunları nasıl gerçekleştireceklerinin çalışmasını yaptıklarını anlattı.

– "O kendi bağlamında ve takviminde yürüyecek"

Akdoğan, "yeni anayasaya" ilişkin soru üzerine, "Diğer siyasi partilerle uzlaşı arayışıyla gerçekleşecek bir mesele. Burada bizim kararlılığımız belli. Sayın Başbakanımızın ortaya koyduğu irade belli. O kendi bağlamında ve takviminde yürüyecek" dedi.

"Çözüm Süreci'ne" ilişkin soruya ise Akdoğan, "Öncelikle 'Filmini çekerler' sözü biraz çarpıtılarak, ajite edilerek ve negatif şekilde kullanıldı. Bu 8 Haziran'da bir şahsın yorumuna atfen bana soruldu. Ben de 'Bakın tek başına iktidar bu süreçlerin başarıya ulaşması için önemli. Bu sürecin sahibi biziz, biz ne kadar güçlü olursak bu süreç de bir yere varabilir. Şimdi o konuşanlar, bunu tek başına yapamıyorlar. Onların uzmanlık alanı film çekmek, anca bunun filmini çekerler' dedim. Yoksa 'Bundan sonra bu süreçler yapılamaz, kimse yapamaz' anlamında kullanılan bir cümle değil" cevabını verdi.

Hükümetin sürece yönelik çaba gösterdiğini vurgulayan Akdoğan, örgütün bunu sabote ettiğini bildirdi. 7 Haziran'dan sonra da gerçekleşen terör hadiselerinin meseleyi tamamen başka bir noktaya getirdiğini belirten Akdoğan, şöyle devam etti:

"Çünkü örgüt, 'Çözüm mözüm bunlarla uğraşacak halim yok. Ben silahla amacıma ulaşmak istiyorum' dedi. Şu anda devam eden mesele, hükümetin ne yapmak istediğinden ziyade, örgütün girdiği yol ve yapmaya çalıştığı birtakım şeyler. Bunların boşa çıkarılması önem taşıyor. Hepsi akamete uğratıldı. Terörle mücadele bu bağlamda büyük önem taşıyor. 'Milli birlik, kardeşlik süreci' dediğimiz şey bu işin zaten temeli ve ruhu. Bu bir sosyal restorasyon. Türkiye'nin bütünleşmesi, toplumsal kaynaşma, demokratikleşmeyle birlikte toplumsal kesimlerin sorunlarının azaltılması. Bu milli birlik ve kardeşlik sürecidir. Bu bağlamda, biz bundan geri adım atmış değiliz. Vatandaşımızı kucaklamaya, reformlar yapmaya, hizmet etmeye, yatırım yapmaya devam ediyoruz. Ama ortada elinde silah olan bir örgüt var. Açık terör eylemleriyle bir yere varmaya çalışıyor. Buna karşı da kararlı bir şekilde bu mücadelenin devam etmesi büyük önem taşıyor."

– "Bağlayıcı ifadelerde bulunmak yanlıştır"

Erken gündem yapılmaya çalışıldığını, HDP'nin sıkıştığını, örgütün sürekli yanlışlar yaptığını ifade eden Akdoğan, "Üzerindeki baskıyı azaltmak için 'Görüşme var' gibi birtakım yalanlarla bunu telafi etmeye çalışıyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunlar büyük bir hayal kırıklığı oluşturdular" diye konuştu.

Akdoğan, terörle mücadelenin bir noktaya varması, örgütün amaçlarının boşa çıkarılması ve güvenlik açığının giderilmesinin önemli olduğunu söyledi.

"Terörle mücadele bitmeden, yeni anayasa ve Çözüm Süreci meselesinde asla HDP ile hiçbir konuda yan yana gelmez misiniz?" sorusuna Akdoğan, "(Şu olmaz, bu olmaz) gibi bağlayıcı ifadelerde bulunmak son derece yanlıştır" cevabını verdi.

Akdoğan, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Diyarbakır'da "Doğru, Türkiye'de yeni bir anayasaya ihtiyaç var. Başkanlık meselesinde de ne diyorsak oradayız" sözlerinin sorulması üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Seçimlerden sonraki gün, yeni bir temiz sayfa açma günüdür. Bu siyaset kurumu için de bütün siyasetçilerin farklı toplum kesimleriyle ilişkisi açısından da geçerlidir. Bu meseleler sadece iktidarın üzerine yüklenmiş bir sorumluluk değildir. Herkes bunun bir parçasıdır. Negatif bakmamak lazım, her güne yeni bir gün gibi bakmak lazım. Geçmişten elbet ders alacağız, kimin yanlış yaptığını bileceğiz. Ama burada pozitif bakarak yol yürümemiz lazım çünkü önümüzde çok mesele var."

"Başkanlık meselesinin AK Parti'de bir ikiliğe ya da tartışmaya neden olup olmayacağı" sorusunu yanıtlayan Akdoğan, "Duruşumuz bellidir, Sayın Başbakanımızın kendi bağlamında ve takviminde bu konuda yapacağı çalışmalar bellidir" dedi.

Akdoğan, "Çözüm Süreci'nde artık HDP'li isimlerden bir heyetin bulunmayacağı" yönündeki iddiaların sorulması üzerine, "Bunların hepsi uydurma şeyler. Hükümetin önceliği bellidir. HDP ve İmralı üzerinden bu tür spekülasyonlar, bunlar bizim gündemimizde yok" ifadelerini kullandı.Başbakan Yardımcısı Akdoğan:

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "'Filmini çekerler' sözü biraz çarpıtılarak, ajite edilerek ve negatif şekilde kullanıldı. Bu 8 Haziran'da bir şahsın yorumuna atfen bana soruldu. Ben de 'Bu sürecin sahibi biziz, biz ne kadar güçlü olursak bu süreç de bir yere varabilir. Şimdi o konuşanlar, bunu tek başına yapamıyorlar. Onların uzmanlık alanı film çekmek, anca bunun filmini çekerler' dedim. Yoksa 'Bundan sonra bu süreçler yapılamaz, kimse yapamaz' anlamında kullanılan bir cümle değil" ifadelerini kullandı.

Akdoğan, HaberTürk'te katıldığı programda, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

"AK Parti'nin seçimdeki sonucu, topluma kaygı ve tedirginlik vererek aldığı" iddialarının hatırlatılması üzerine Akdoğan, bu yakıştırmanın doğru olmadığını söyledi. Akdoğan, AK Parti'nin başarısının millete karşı sorumlu tutumundan kaynaklandığını, bunun bir kurgu olmadığını, partinin bu süreci doğru yönettiğini kaydetti.

Hem 1 Kasım hem de 7 Haziran'ı birlikte analiz ettiklerini belirten Akdoğan, AK Parti'nin başarısının 7 Haziran'da seçmenin mesajını doğru algılamasına, bunun gereklerini yaptığına dair de seçmende güven oluşmasına bağlı olduğunu vurguladı.

Yüzde 41 oy aldıklarında da yüzde 50 oy aldıklarında da kendilerini sorguladıklarını dile getiren Akdoğan, bütün muhalefet partilerinin de bunu yapması gerektiğini dile getirdi.

Seçim sonuçları sonrasında bazı çevrelerin "AK Parti, 7 Haziran'da 'başkanlık' dedi sonuç ortada, 1 Kasım'da demedi, yüzde 50'ye yakın oy aldı. Ancak daha ikinci gününde birdenbire kamuoyuna başkanlık paketiyle çıktı" şeklindeki eleştirilerine ilişkin görüşü sorulan Akdoğan, AK Parti'nin bu konudaki duruşunun belli olduğunu söyledi.

Seçim sonrasında hemen gündem saptırma çabası görüldüğüne işaret eden Akdoğan, şunları kaydetti:

"Belli yayın grupları özellikle bunu çok fazla köpürterek ve gündeme taşıyarak sanki 'AK Parti yeni bir yola girdi' gibi bir şeyin içerisine girdi. Yeni anayasa konusunda da ne kadar kararlı olduğumuzu söylüyoruz, başkanlık sorulduğunda onun parçası olan bir konu olduğunu söylüyoruz. Pazartesi günü parti sözcümüze, hükümet sözcümüze, bana sorulduğunda, aynı şeyi söyledik. Bu bizim özellikle gündem oluşturmak için yaptığımız bir şey değil. Ama o kısım büyütülerek 'AK Parti 1 Kasım'dan önce bunu demiyordu. Şimdi böyle bir gündem oluşturmaya çalışıyor' gibi bir algı operasyonu yapıldı. Bu biraz da AK Parti'nin seçim başarısına gölge düşürmek maksatlı."

AK Parti'nin seçim beyannamesinde reform, vaat ve projelerin bulunduğunu anımsatan Akdoğan, öncelikle kısa vadede bunları nasıl gerçekleştireceklerinin çalışmasını yaptıklarını anlattı.

"O kendi bağlamında ve takviminde yürüyecek"

Akdoğan, "yeni anayasaya" ilişkin soru üzerine, "Diğer siyasi partilerle uzlaşı arayışıyla gerçekleşecek bir mesele. Burada bizim kararlılığımız belli. Sayın Başbakanımızın ortaya koyduğu irade belli. O kendi bağlamında ve takviminde yürüyecek" dedi.

"Çözüm Süreci'ne" ilişkin soruya ise Akdoğan, "Öncelikle 'Filmini çekerler' sözü biraz çarpıtılarak, ajite edilerek ve negatif şekilde kullanıldı. Bu 8 Haziran'da bir şahsın yorumuna atfen bana soruldu. Ben de 'Bakın tek başına iktidar bu süreçlerin başarıya ulaşması için önemli. Bu sürecin sahibi biziz, biz ne kadar güçlü olursak bu süreç de bir yere varabilir. Şimdi o konuşanlar, bunu tek başına yapamıyorlar. Onların uzmanlık alanı film çekmek, anca bunun filmini çekerler' dedim. Yoksa 'Bundan sonra bu süreçler yapılamaz, kimse yapamaz' anlamında kullanılan bir cümle değil" cevabını verdi.

Hükümetin sürece yönelik çaba gösterdiğini vurgulayan Akdoğan, örgütün bunu sabote ettiğini bildirdi. 7 Haziran'dan sonra da gerçekleşen terör hadiselerinin meseleyi tamamen başka bir noktaya getirdiğini belirten Akdoğan, şöyle devam etti:

"Çünkü örgüt, 'Çözüm mözüm bunlarla uğraşacak halim yok. Ben silahla amacıma ulaşmak istiyorum' dedi. Şu anda devam eden mesele, hükümetin ne yapmak istediğinden ziyade, örgütün girdiği yol ve yapmaya çalıştığı birtakım şeyler. Bunların boşa çıkarılması önem taşıyor. Hepsi akamete uğratıldı. Terörle mücadele bu bağlamda büyük önem taşıyor. 'Milli birlik, kardeşlik süreci' dediğimiz şey bu işin zaten temeli ve ruhu. Bu bir sosyal restorasyon. Türkiye'nin bütünleşmesi, toplumsal kaynaşma, demokratikleşmeyle birlikte toplumsal kesimlerin sorunlarının azaltılması. Bu milli birlik ve kardeşlik sürecidir. Bu bağlamda, biz bundan geri adım atmış değiliz. Vatandaşımızı kucaklamaya, reformlar yapmaya, hizmet etmeye, yatırım yapmaya devam ediyoruz. Ama ortada elinde silah olan bir örgüt var. Açık terör eylemleriyle bir yere varmaya çalışıyor. Buna karşı da kararlı bir şekilde bu mücadelenin devam etmesi büyük önem taşıyor."

"Bağlayıcı ifadelerde bulunmak yanlıştır"

Erken gündem yapılmaya çalışıldığını, HDP'nin sıkıştığını, örgütün sürekli yanlışlar yaptığını ifade eden Akdoğan, "Üzerindeki baskıyı azaltmak için 'Görüşme var' gibi birtakım yalanlarla bunu telafi etmeye çalışıyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunlar büyük bir hayal kırıklığı oluşturdular" diye konuştu.

Akdoğan, terörle mücadelenin bir noktaya varması, örgütün amaçlarının boşa çıkarılması ve güvenlik açığının giderilmesinin önemli olduğunu söyledi.

"Terörle mücadele bitmeden, yeni anayasa ve Çözüm Süreci meselesinde asla HDP ile hiçbir konuda yan yana gelmez misiniz?" sorusuna Akdoğan, "(Şu olmaz, bu olmaz) gibi bağlayıcı ifadelerde bulunmak son derece yanlıştır" cevabını verdi.

Akdoğan, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Diyarbakır'da "Doğru, Türkiye'de yeni bir anayasaya ihtiyaç var. Başkanlık meselesinde de ne diyorsak oradayız" sözlerinin sorulması üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Seçimlerden sonraki gün, yeni bir temiz sayfa açma günüdür. Bu siyaset kurumu için de bütün siyasetçilerin farklı toplum kesimleriyle ilişkisi açısından da geçerlidir. Bu meseleler sadece iktidarın üzerine yüklenmiş bir sorumluluk değildir. Herkes bunun bir parçasıdır. Negatif bakmamak lazım, her güne yeni bir gün gibi bakmak lazım. Geçmişten elbet ders alacağız, kimin yanlış yaptığını bileceğiz. Ama burada pozitif bakarak yol yürümemiz lazım çünkü önümüzde çok mesele var."

"Başkanlık meselesinin AK Parti'de bir ikiliğe ya da tartışmaya neden olup olmayacağı" sorusunu yanıtlayan Akdoğan, "Duruşumuz bellidir, Sayın Başbakanımızın kendi bağlamında ve takviminde bu konuda yapacağı çalışmalar bellidir" dedi.

Akdoğan, "Çözüm Süreci'nde artık HDP'li isimlerden bir heyetin bulunmayacağı" yönündeki iddiaların sorulması üzerine, "Bunların hepsi uydurma şeyler. Hükümetin önceliği bellidir. HDP ve İmralı üzerinden bu tür spekülasyonlar, bunlar bizim gündemimizde yok" ifadelerini kullandı.

AA